Hangi Araç?: Sehir içi vs Uzun Yol

trafikBir önceki yazımızda 'Hangi aracı almalıyım?' sorusunu sormuş ve birkaç tane alt soruyla  konuyu detaylandırmıştık. İlk detay sorumuz 'yılda kaç km yol yaparım' idi. Şimdi ise ikinci sorumuzu sorup bu soruya yanıt arayacağız ve yanıtlarımıza göre hangi aracı seçeceğimiz hakkında fikir sahibi olmaya çalışacağız.

Bugünkü sorumuz 'Aracımı daha çok şehir içinde mi, uzun yolda mı kullanırım?' Bu önemli bir soru, zira bu soruya vereceğimiz yanıt hem sahip olmak istediğimiz aracın motor seçeneğini hem de kasa tipini belirlemede yardımcı olacak. Ayrıca yanıtımız vites tercihimizi de belirlemede önemli bir rol oynayabilir.

Eğer yanıtımız 'şehir içi' ise şu hususlara dikkat etmekte fayda var. Şehir içi manevralarda ve park yaparken daha kıvrak yani daha kompakt bir aracı tercih edebilirsiniz. Ayrıca kompakt araç demek daha hafif araç manasına da gelir, dur kalk trafikte ağır araçların tüketimi aşırı yükselebilmektedir. Hem kullanım açısından hem de tüketim açısından A, B veya C sınıfı hatchback bir araç daha pratik olabilir. Tabi ailedeki kişi sayısı ve bagaj ihtiyacı gibi konuları da göz ardı etmemek gerekir.

Aracınızı daha çok şehir içinde kullanacaksanız, ve hele ki yoğun ve aşırı dur-kalk yapılan bir trafik yapısı varsa manuel vites işkence haline gelebilir. Birçok insan manuelin yeri farklı dese de, yoğun ve yorucu trafikte otomatik vitesin rahatlığının tadına bakanlar ne demek istediğimizi anlayacaktır. Tabi otomatik vitesli araçların ilk alım maliyetlerinin yüksek olduğunu, bazı otomatik vitesli araçların manueline göre daha fazla yaktığını ve yine bazı otomatik şanzımanların arıza riskinin daha yüksek olduğunu da hatırlatmak gerekir. Burada paranız ve rahatlığınız arasında bir seçim yapmanız gerekebilir.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi yoğun tafik, kısa mesafeler, dur kalklar tüketimi arttırır. Bu yüzden şehir içi kullanımlarda daha az tüketen motorların/araçların tercih edilmesi olasıdır. Bir önceki yazımızda kısa mesafer için hibrit motorlu araçların sahip olduğu avantajları yazmıştık. (Yazıyı okumak için tıklayın)

Gelelim aracı daha çok şehir dışı yani uzun yolda kullananlara ki ben de onlardan biriyim. Bir yılda yaptığım km'nin yarısından fazlasını uzun yolda yaparım. Böyle bir durumda aracın kompakt olmasından ziyade; uzun yolda yormayan, daha konforlu ve daha iyi yol tutan bir araç tercihi daha doğru olur. D veya E sınıfı bir araç mesela. Fiyatlarının daha yüksek olduğu aşikar ancak B veya C sınıfı '0' bir araç yerine ikinci el bir D veya E segmenti tercihi aklınızda bulunsun.

Böyle bir tercihte manuel şanzımanlı bir araç da işinizi görecektir. Yukarıda da belirttiğimiz gibi ilk alım maliyeti daha düşük olacak, sorun çıkarma riski azalacak, bakım ve servis maliyetleri ve hatta tüketim maliyetleri de düşecektir. Hibrit veya elektrik motorlu araçlar yerine fosil yakıtlı araçlar şimdilik daha mantıklı bir tercih olacaktır. Şarj dolum noktalarının azlığı, ve dolum sürelerinin hala yüksek olması sebebiyle elektrikli araçlar şuan itibariyle ülkemiz için iyi bir seçenek gibi durmuyor. Dizel ve benzin arasında seçim yapmak gerekirse; ilk alım ve servis maliyeti yüksek olan dizel yerine, benzinli hatta atmosferik motorlu + lpg'li bir araç işinizi görecektir. Tabi performans kaygınız ve yüksek tork ihtiyacınız yoksa.

Bir sonraki yazımızda, son zamanların yükselen yıldızı SUV'ler hakkında konuşacağız. Yerden yüksek araçlar gerekli mi, tercih etmeli miyiz. artıları eksileri nelerdir? sorularına yanıt arayacağız.

Görüşmek ümidiyle, hoşçakalın.
Google+'da Paylaş
    Gmail ile Yorumla
    Facebook ile Yorumla

0 yorum:

Yorum Gönderme