Anti-Lag Sistem Nedir, Ne İşe Yarar?

Anti-Lag-Sistem-NedirAnti-Lag sistem nedir, ne işe yarar, turbo lag'ini nasıl azaltır, yöntemleri nelerdir? Bu yazımızda bunlardan bahsedeceğiz.

Genelde insanlar Anti-Lag sistemini egzozdan çıkan ateşler alevler çatırtılar patırtılar yüzünden sevse de aslında daha önemli bir işi var, özellikle ralli yarışlarında ya da çok yüksek beygirli arabalarda büyük turbolu arabalarda bu turbo lag'ini azaltıp daha hızlı bir şekilde gaz tepkisini elde etmek için yapılmış bir sistemdir. Turbo lag'i nedir kısaca özet geçecek olursak; turbolu araçlarda gaza basmanızla gücün gelmesi arasında ufak bir gecikme olur. Çünkü turbonun gereken basıncı üretmesi için belli bir devre kadar çıkması gerekir. Genelde insanlar bu devirden sonra turbo çalışmaya başlıyor gibi düşünse de turbo aslında her zaman döner ancak üretmesi gereken basınca çıkması için belli bir devir çevirmesi gerekir. Bu devre gelene kadar geçen süreye de turbo lag'i denir. Yani siz gaza basarsınız, turbo hızlanmaya başlar hızlanıp gereken devre geldikten sonra da olması gereken basıncı üretip size fazladan güç üretmeye başlar.

Turbo lag'i gündelik arabalarda o kadar da kötü bir durumda değilken daha büyük turbo ile daha yüksek güçler alınmış otomobillerde, modifiyeli otomobillerde, ralli araçlarında oldukça fazla olur. Gaza bastıktan sonra, gücün gelmesi için baya bir vakit geçer ve turbo o devre geldikten sonra çok yüksek basınçlı bir havayı motora gönderebilir ve bu sayede çok yüksek güçlere ulaşabilirsiniz. İşte bu turbo boşluğunu azaltmak için "Anti-Lag System" denen sistemler kullanılır.

Genel olarak çalışma mantığı, fazladan yanma oluşturup gaza basmazken bile turboyu çevirmek üstüne kurulu. Yani gaza basmazken motorun içinde herhangi bir patlama olmazken egzoz manifoldunda yanma oluşturup bunu turboya doğrudan gönderip arkasından turboyu döndürmek üzerine kurulu bir sistem. Bu yüzden de doğrudan alev gönderdiğiniz için turboya, egzoz sisteminde de eğer katalizörler susturucular zaten olmaz yoksa bu kadar büyük bir aleve dayanmaz, bu parçalar da olmadığı için o alev doğrudan egzozdan atılır. Yüksek ses ile birlikte işte çataralar pataralar sesler ve alevler atar. Bunun en basit yöntemi gaz kelebeği ve doğrudan enjeksiyon haritası ile oynayarak yapılan işlem. Bunu yaptığınız zaman siz ayağınızı gazdan çekseniz bile gaz kelebeği bir miktar açık kalır. Yani motora bir miktar hava gitmiş olur. Ve daha sonra bu pistonlara girdikten sonra bu hava yakıtla karışır ve geç ateşleme dediğimiz şey olur.Yani buji olması gerekenden daha sonra bu karışımı ateşler. Bu işi daha geç yaptığı için de egzoz valfleri açılmış olur ve bu alev doğrudan sizin turbonuza gider, ve onu orada döndürmeye devam eder. Yanmanın çoğu dışarı kaçtığı için de motorda güç üretemezken amacı doğrudan dediğim gibi turboyu çevirmek için yapılmış bir oynama.

WRC arbalarında ise durum biraz daha farklı. Onlar 2 litre motor ile yaklaşık 1000 beygir kadar güçlere ulaşırlar. Ve bu sırada gaz tepkimesi oldukça önemli. Bunun için biraz daha komplike biraz daha kontrollü bir sistemleri var. Gaz kelebeğinden önce bir pay-pass valfi geçer. Bu boru vasıtasıyla aslında doğrudan o emme borusundaki havanın egzoza gitmesi sağlanır. Egzoz manifolduna bir delik delip emme manifolduna bir delik delip gaz kelebeğinden önce araya bir boru çektiğinizi düşünün ve araya bir valf koyduğunuzu düşünün, bu valfle de havanın geçip geçmemesini kontrol edebilirsiniz. Valf elektronik bir şekilde bilgisayar yani ECU'dan kontrol edilir. Bu valf açılıp egzoza doğrudan hava gönderdiğinizde ise aynı anda silindirlerin içine de yakıt gönderilir. Bu yakıt piston içinde yanmadığı için doğrudan egzoza gider. Yakıt geldi diğer pay-pass borusu vasıtasıyla da hava geldi ve egzoz manifoldu çok sıcak olduğu için ekstradan bir bujiye ya da ateşleyiciye ihtiyaç duymadan burada alev alır ve doğrudan yine turboya gidip onu çevirmeye devam eder, siz gaza basmazken bu şekilde atmosferiklerde olduğu kadar keskin gaz tepkileri elde edebilirsiniz. Ama tabi ki bunun bir kötü yanı da olmak zorunda. O da siz direkt alevi egzoza yolladığınız için buralar aşırı derecede ısınır. Turbo aşırı derecede ısınır ve ömürlerini çok kısa bir sürede tamamlamasına neden olur. Yine ekstrem örnek olarak WRC arabalarına baktığınız zaman turbo yaklaşık her yarıştan sonra değişmek zorunda çünkü o kadar alevi kaldıramaz. O kadar sıcağın altında ömrünü tamamlar.

Bunlar genel anlamda daha konvansiyonel yöntemler. Bir yöntem daha var. O da Formula 1'de kullanılan yöntem. Formula 1 her zaman otomobil teknolojisinin en üst noktası olduğu için her zaman diğerlerinden farklı daha fazla mühendislik içerdiği için onda çok daha gelişmiş bir sistem kullanılır. O da turbonun şaftına bir tane elektrik motoru bağlı. Bu hem jeneratör görevi görür hem de elektrik motoru görevi görür. Bu elektrik motoru sayesinde turbonun devri limitlenebilir .Yani sürücü normal gaza basıp giderken turbo aşırı hızlanmaya başlarsa eğer bu elektrik motoru direnç gösterir. Jeneratör görevi görür. Turboyu yavaşlatır ve elektrik üretir. Ve bu elektrik doğrudan bataryalara depolanır. Tam tersi bir durumdaysa yani sürücü ayağını gazdan çekti, frene bastı bu sırada Anti-Lag sistemi çalışırken bu elektrik motoru bu sefer turboyu döndürür ve o basınç kaybını engeller. Turbo lag'i de ortadan kalkmış olur. Daha teknolojik daha güvenilir bir yöntem ve aynı zamanda yakıt kullanmadığı için de hem parçaların ömrü kısalmamış olur hem de yakıt sarfiyatını düşürmüş olur ki Formula 1'de yakıt konusunda da kurallar var.
Google+'da Paylaş
    Gmail ile Yorumla
    Facebook ile Yorumla

0 yorum:

Yorum Gönderme